Arpacık, göz kapağında oluşan ağrılı, kızarık ve şiş bir nodül şeklinde ortaya çıkan yaygın bir göz kapağı iltihabıdır. Tıbbi adı “hordeolum” olan bu durum genellikle kirpik diplerinde veya göz kapağı bezlerinde meydana gelen bakteriyel enfeksiyonlar sonucunda ortaya çıkar. Arpacık, toplumda sıklıkla görülen bir problem olmasına rağmen birçok kişi tarafından yanlış anlaşılabilir veya önemsenmeyebilir. Oysa ki doğru bakım yapılmadığında arpacık ilerleyebilir, şiddetli ağrıya yol açabilir ve göz kapağında kalıcı sertlik oluşturabilir. Op. Dr. Diclehan, arpacığın göz kapağı yapısının önemli bir savunma alanı olduğunu, bu bölgedeki yağ bezlerinin tıkanması ve bakteriyel çoğalmanın tedavi edilmediği takdirde daha ciddi enfeksiyonlara yol açabileceğini ifade etmektedir.
Arpacık çoğunlukla zararsızdır ve birkaç gün içinde kendiliğinden iyileşme eğilimi gösterir; ancak bazı durumlarda tıbbi müdahale gerektirir. Arpacığın nasıl ortaya çıktığını, neden geliştiğini ve hangi faktörlerin risk oluşturduğunu bilmek hem tedavi sürecini hızlandırır hem de yeni arpacık gelişimini önlemeye yardımcı olur. Göz kapağı cildi ince ve hassas olduğundan, burada oluşan iltihaplanmalar hem görsel hem de fonksiyonel açıdan kişiyi fazlasıyla rahatsız eder.
Bu makalede arpacığın ne olduğu, neden oluştuğu, risk faktörleri, belirtileri ve oluşum mekanizması kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.
Arpacık, göz kapağında bulunan yağ bezlerinin tıkanması ve bu bölgede bakterilerin çoğalmasıyla oluşan lokal enfeksiyon odaklarıdır. Çoğu arpacık, kirpik diplerinde bulunan “Meibomian bezleri” ile ilişkilidir. Bu bezler göz yüzeyini nemli tutan yağlı bir salgı üretir. Bez kanalı tıkandığında içeride yağ ve bakteri birikir; bu da iltihaplanma ve şişlik oluşumuna yol açar.
Arpacık genellikle
gibi belirtilerle kendini gösterir. Enfeksiyon küçük bir noktadan başlayarak göz kapağı boyunca yayılabilir veya bir miktar sertlik oluşturabilir. Arpacığın büyüklüğü kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle bezin tıkanma derecesine ve enfeksiyonun gelişme hızına bağlıdır.
Arpacık iki ana tipe ayrılır
Kirpik dibindeki yağ bezlerinin tıkanmasıyla oluşur. Göz kapağının dış yüzeyinde, kirpiğe yakın bölgede şişlik olarak görülür. Genellikle daha yüzeyseldir ve hızlı bir şekilde olgunlaşır.
Göz kapağı içinde bulunan Meibomian bezlerinin tıkanmasıyla meydana gelir. Daha derin yerleşimli olduğundan ağrı daha şiddetli olabilir ve iyileşmesi daha uzun sürebilir.
Arpacığın temel oluşum mekanizması üç ana faktör etrafında şekillenir:
Göz kapağında bulunan küçük yağ bezleri normalde göz yüzeyinin nemini dengede tutmak için yağ üretir. Bu yağın kanalı tıkanırsa içeride birikmeye başlar. Aynı zamanda kirpik köklerinde bulunan bakteriler tıkanmış bölgeye girerek burada hızla çoğalabilir. Böylece enfeksiyon başlar.
Bu süreçte göz kapağı dokusu iltihaplanır ve bölgede sıcaklık artışı, şişlik ve ağrı meydana gelir. Arpacık, bir nevi lokal bir apsedir. Bu nedenle içindeki iltihap zamanla olgunlaşır. Arpacığın uç kısmında beyaz veya sarı renkte bir pıhtı birikimi oluşması, apsenin dışarıya akmaya hazırlandığını gösterir.
Arpacık, günlük hayatta sık görülen bazı alışkanlıklar ve hijyen eksiklikleri nedeniyle daha kolay oluşur. Aşağıdaki nedenler en sık görülen tetikleyicilerdir
Kirpik diplerinde biriken yağ, toz ve makyaj kalıntıları bakterilerin hızla çoğalmasına neden olur. Yetersiz temizlik arpacığın en yaygın nedenlerinden biridir.
Maskara, eyeliner ve far gibi göz çevresine uygulanan ürünler kirpik diplerini tıkayabilir. Özellikle gece makyajın temizlenmemesi arpacık riskini artırır.
Eller, bakterilerin en kolay taşındığı bölgelerden biridir. Gözleri ovalamak bakterilerin göz kapağına taşınmasına neden olur.
Lensleri takarken hijyene dikkat edilmemesi veya lenslerin temiz olmaması arpacık oluşumunu tetikleyebilir.
Vücut direnci düştüğünde enfeksiyonlar daha hızlı gelişir. Bu nedenle sık hastalanan, stres altında olan veya uykusuz kişilerde arpacık daha çok görülür.
Yağ bezlerinin hızlı çalıştığı kişilerde tıkanma daha kolay meydana gelir.
Bu cilt hastalığı göz kapağı bezlerinin etkinliğini bozar ve arpacıktan daha sık sorumlu olabilir.
Arpacık genellikle aniden başlar ve kısa sürede belirgin hale gelir. Arpacığın en sık görülen belirtileri şunlardır:
Bazı arpacıklar büyürken göz kapağının tamamının şişmesine yol açabilir. İleri düzeyde enfeksiyon oluştuğunda göz kapağında sıcaklık artışı ve iltihap akıntısı da meydana gelebilir.
Arpacık doğrudan bulaşıcı bir hastalık değildir; ancak bakterilerle ilişkili olduğu için kişinin kendi gözünden diğer gözüne veya yakındaki bir kişiye dolaylı olarak bulaştırma riski vardır. Bu nedenle arpacık oluştuğunda:
gibi önlemler almak gerekir.
Arpacığın görülme sıklığı bazı gruplarda daha yüksektir
Bu kişilerde bez tıkanması daha kolay geliştiği için arpacık oluşma ihtimali artar.
Arpacık çoğu zaman zararsız olsa da bazen daha ciddi göz kapağı problemlerine dönüşebilir.
Arpacık iyileştikten sonra bazı hastalarda göz kapağında sert bir kitle kalabilir. Buna şalazyon adı verilir. Şalazyon, arpacık gibi ağrılı değildir ancak estetik açıdan rahatsız edicidir ve bazen cerrahi ile alınması gerekebilir.
Arpacık tedavi edilmezse göz kapağının derin dokularına veya çevre dokulara yayılabilir.
Şiddetli enfeksiyon durumunda göz çevresinde ciddi iltihaplanma oluşabilir. Bu durum acil tedavi gerektirir.
Arpacığın tekrarlaması genellikle altta yatan bir sorun olduğunun göstergesidir. Bu sorunlar:
Tekrarlayan arpacık problemlerinde göz kapağı bezlerinin özel temizlik yöntemleri, uygun damlalar ve doktorun tavsiye ettiği uygulamalar düzenli yapılmalıdır.
Arpacık, göz kapağı bezlerinin tıkanması ve bakteriyel enfeksiyon sonucunda ortaya çıkan yaygın bir göz sorunudur. Doğru şekilde tedavi edildiğinde genellikle zararsızdır; ancak ihmal edildiğinde göz kapağında daha büyük enfeksiyonlara ve şalazyon gibi kalıcı oluşumlara neden olabilir. Arpacığın neden oluştuğunu anlamak, risk faktörlerini bilmek ve hijyen kurallarına uymak hem tedavi sürecini hızlandırır hem de tekrarını engeller.