Bulanık görme, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir görsel problemdir. Nesnelerin net seçilememesi, yazıların bulanık görünmesi, uzaktaki veya yakındaki görüntülerin tam olarak algılanamaması, ışığa karşı hassasiyet ve göz yorgunluğu ile birlikte ortaya çıkabilen bu durum; gözün kırma kusurlarından ciddi retina hastalıklarına kadar pek çok nedenle gelişebilir. Görme kalitesinin bozulması, göz sağlığındaki değişimlerin erken habercisi olabileceği için mutlaka ciddiye alınmalıdır. Özellikle aniden başlayan ve hızla ilerleyen bulanıklık durumlarında vakit kaybetmeden bir göz uzmanına başvurulması gereklidir. Bu noktada Op. Dr. Diclehan, bulanık görme şikâyetlerinin çoğu zaman masum nedenlerden kaynaklanabileceğini ancak kimi zaman görme kaybına yol açabilecek ciddi sorunların işareti olabileceğini vurgulamaktadır.
Göz, karmaşık bir yapıya sahip olan ve birçok sistemin uyum içinde çalışmasıyla görüntüyü beyne ileten bir organdır. Korneanın saydamlığı, göz merceğinin yapısı, retina tabakasının sağlığı, göz sinirlerinin işlevi ve göz içi basıncının dengesi görmenin netliği açısından son derece önemlidir. Bu yapılardaki herhangi bir sorun görüntünün bulanık olarak algılanmasına yol açabilir. Dolayısıyla bulanık görme nedenlerini anlamak, uygun tedavi planını belirlemek açısından büyük önem taşır. Özellikle Op. Dr. Diclehan, erken teşhisin görme kaybını engellemekte kritik rol oynadığını belirtmektedir.
Miyopi
Miyopi, uzak mesafelerin bulanık, yakın mesafelerin ise daha net görüldüğü bir kırma kusurudur. Gözün anatomik olarak normalden uzun olması veya korneanın kavisinin fazla olması sonucunda ışık retina önünde odaklanır ve net görüntü elde edilemez. Miyopi genellikle çocukluk döneminde başlar, gençlik yıllarında ilerleyebilir ve yüksek miyopi seviyelerinde retina yırtığı, retina dekolmanı gibi ciddi riskler oluşturabilir. Op. Dr. Diclehan, miyop hastalarının özellikle karanlıkta ve ekran karşısında belirgin bulanıklık yaşayabileceğini belirtir.
Hipermetropide göz normalden daha kısa yapıdadır veya kornea yeterince kavisli değildir. Işık retina arkasında odaklanır ve özellikle yakın mesafelerin bulanık görülmesine neden olur. Okuma sırasında baş ağrısı, göz yorgunluğu ve odaklanma güçlüğü sık görülür. Çocuklarda göz tembelliğine yol açabilecek önemli bir durumdur.
Astigmatizm göz yüzeyinin düzensiz kavislenmesi ile ortaya çıkar. Korneanın bazı bölümleri diğer bölümlerden daha fazla eğimli olduğu için gelen ışık tek bir noktada odaklanamaz. Hem yakın hem de uzak mesafede bulanıklık oluşur. Görüntüler gölgeli, çift ya da titrek algılanabilir. Op. Dr. Diclehan, astigmatizmanın gözde sürekli bir odak çabası yarattığını ve kişilerin baş ağrısından şikâyet edebileceğini ifade etmektedir.
Presbiyopi, yaşla birlikte göz merceğinin esnekliğini kaybetmesi sonucu ortaya çıkan yakını görme problemidir. Genellikle 40 yaş sonrası başlar. Yakın mesafeye odaklanmak zorlaştığı için okuma sırasında bulanık görme meydana gelir. Bu durum yaşlanmanın doğal bir sonucu olmakla birlikte gözlük ile kolaylıkla düzeltilebilir.
Göz Kuruluğu
Göz kuruluğu, günümüzde ekran kullanımının artmasıyla oldukça yaygın hale gelmiştir. Gözyaşı filmi tabakasının yetersizliği veya kalitesiz olması görüntünün netliğini ciddi şekilde etkiler. Kuruluk arttıkça yanma, batma, yabancı cisim hissi ve bulanık görme şikâyetleri ortaya çıkar. Özellikle uzun süre bilgisayar başında çalışan kişilerde bu durum daha sık görülür. Op. Dr. Diclehan, göz kuruluğunun görsel kaliteyi en fazla bozan yüzey problemlerinden biri olduğunu belirtmektedir.
Kornea, gözün en hassas ve en önemli kırıcı yüzeyidir. Kornea yüzeyinde oluşan en ufak bir çizik bile görüntünün netliğini bozar. Çizikler yabancı cisimler, travma, yanlış lens kullanımı veya enfeksiyonlar nedeniyle oluşabilir. Bu durumda ağrı, sulanma ve bulanık görme birlikte görülür.
Alerjiler göz yüzeyini etkileyerek kızarıklık, kaşıntı, sulanma ve bulanıklığa neden olur. Özellikle mevsimsel alerjiler polen dönemlerinde belirginleşir.
Katarakt
Katarakt, göz içindeki doğal merceğin saydamlığını kaybetmesidir. Mercek bulanıklaştıkça görüntü sisli, mat ve puslu görülür. Yaşlanma en sık nedeni olmakla birlikte diyabet, travma, uzun süreli kortizon kullanımı ve UV ışınlarına maruz kalma da katarakt gelişimine katkıda bulunabilir. Op. Dr. Diclehan, kataraktın erken evrede gözlükle yönetilebileceğini ancak ilerleyen dönemde cerrahinin tek kesin çözüm olduğunu belirtir.
Travma, ameliyat sonrası komplikasyonlar veya bağ dokusu zayıflığı nedeniyle göz merceği yerinden kayabilir. Bu durumda ani ve ciddi bulanık görme ortaya çıkar.
Retina, ışığı algılayan ve beyne ileten hassas bir sinir dokusudur. Retina hastalıkları görme kalitesini doğrudan etkiler.
Retinada oluşan yırtık, ışığın doğru algılanmasını engelleyerek bulanıklığa neden olur. Genellikle ışık çakmaları, uçuşmalar ve görüş alanında kararma ile birlikte görülür. Tedavi edilmezse retina dekolmanına ilerleyebilir.
Retina tabakasının alt tabakadan ayrılması anlamına gelen dekolman acil bir durumdur. Görme hızla bulanıklaşır, görüş alanında perde inmesi hissi oluşur. Bu durumun acil cerrahi tedavi gerektirdiğini Op. Dr. Diclehan özellikle belirtmektedir.
Makula, merkezi görmeden sorumlu bölgedir. Yaşa bağlı makula dejenerasyonunda bu alan hasar görür ve görüntü merkezden bulanıklaşır. Okuma, yüz tanıma ve renk algısı bu durumdan etkilenir. Antioksidan eksikliği, sigara ve genetik faktörler hastalık riskini artırır.
Şeker hastalığı, göz damarlarında hasara yol açarak retina tabakasında kanama, ödem ve hücresel bozulma meydana getirir. Bu durum bulanık görmenin en önemli nedenlerinden biridir. Diyabetli kişilerde düzenli göz muayenesi şarttır.
Retina damarlarının ani tıkanması, retina dokusuna giden kan akışının kesilmesiyle sonuçlanır ve bulanık görme aniden başlar. Göz acil bir şekilde değerlendirilmelidir.
Optik Nörit
Optik sinirin iltihaplanması, görmenin bulanıklaşması ve renklerin soluk görünmesi ile kendini gösterir. Genellikle göz hareketleriyle ağrı olur. Multipl skleroz gibi bazı nörolojik hastalıklarla ilişkilendirilebilir. Op. Dr. Diclehan, optik nörit şüphesi olan kişilerin gecikmeden nörolojik değerlendirmeye yönlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Glokom, göz içi basıncının yükselmesi sonucu optik sinirin zarar görmesidir. Hastalığın erken evrelerinde hafif bulanıklık görülebilir ancak ilerledikçe kalıcı görme kaybına yol açabilir. Glokomun sinsi seyreden bir hastalık olduğunu ve düzenli kontrol gerektirdiğini bilmek önemlidir.
Diyabet
Diyabet sadece retina değil gözün tüm yapıları üzerinde etkili olabilir. Kan şekeri dengesiz olduğunda göz merceği geçici olarak şişebilir ve görme bulanıklaşabilir. Bu durum kan şekeri normale döndüğünde düzelir.
Yüksek tansiyon retina damarlarına zarar vererek geçici veya kalıcı bulanıklığa neden olabilir.
Tiroid bozuklukları göz kaslarını etkileyebilir, çift görme ve bulanıklık oluşturabilir.
Üveit
Gözün orta tabakasının iltihaplanmasıdır. Işığa hassasiyet, ağrı ve ciddi bulanık görme ile kendini gösterir. Erken tedavi edilmezse kalıcı görme kaybı gelişebilir. Op. Dr. Diclehan, üveit belirtilerinin kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Kornea iltihabıdır ve enfeksiyonlar, kontakt lens hijyeni problemleri veya travmalar nedeniyle gelişir. Görme hızla bozulabilir.
Göz yüzeyinin iltihabı da geçici bulanıklığa neden olabilir; ancak genellikle damlalarla kısa sürede kontrol altına alınabilir.
Bazı kişilerde migren ataklarından önce ya da migren sırasında geçici bulanıklık, ışık çakmaları, zigzag çizgiler veya görüşte dalgalanmalar olabilir. Bu durum “görsel aura” olarak adlandırılır. Aura genellikle kısa sürelidir ancak tekrarlayıcı bir şikâyettir.
Bazı ilaçlar gözde geçici bulanıklığa neden olabilir. Antihistaminikler, tansiyon ilaçları, antidepresanlar, kortikosteroidler ve doğum kontrol ilaçları bunlar arasındadır. İlaç kesildiğinde bulanıklık genellikle düzelir.
Göz bölgesine gelen darbeler kornea çiziklerine, kanamalara, lens kaymasına veya retina yırtıklarına yol açabilir. Bu tür durumlarda bulanıklık ani ve şiddetlidir. Travma sonrası ortaya çıkan her türlü görme bozukluğu acil değerlendirme gerektirir. Op. Dr. Diclehan, travma vakalarının ihmal edilmemesi gerektiğini özellikle vurgular.
Aşırı yorgunluk, stres, anksiyete ve uykusuzluk göz kaslarının koordinasyonunu bozabilir. Bu durum geçici bulanıklık oluşturabilir ve dinlenmeyle düzelir.
Bulanık görmenin nedeni ancak kapsamlı bir göz muayenesi ile belirlenebilir.
Görme kalitesi ölçülür.
Retina detaylı olarak incelenir.
Korneanın kavis yapısı değerlendirilir.
Retina ve optik sinir tabakaları detaylı olarak görüntülenir.
Glokom riskini belirlemek için yapılır.
Op. Dr. Diclehan, her hastada şikâyete göre uygun testlerin yapıldığını belirtmektedir.
Tedavi tamamen altta yatan nedene göre değişir.
Gözlük, kontakt lens veya lazer tedavileri uygulanabilir.
Suni gözyaşı ve yaşam tarzı düzenlemeleri yapılır.
İleri evrede cerrahi tedavi uygulanır.
Lazer tedavisi, enjeksiyonlar veya cerrahi işlemler uygulanabilir.
Antibiyotik veya antiviral damlalar kullanılır.
Bulanık görme, hafif bir kırma kusurundan ciddi retina hastalıklarına kadar geniş bir neden grubuna bağlı olabilir. Şikâyetin geçici mi yoksa ilerleyici mi olduğu, ani mi yoksa yavaş mı başladığı tanı açısından önemli ipuçları verir. Bu nedenle bulanık görme yaşayan kişilerin mutlaka bir göz uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir. Op. Dr. Diclehan, bulanık görmenin erken teşhis edilmesinin görme kaybı riskini önemli ölçüde azalttığını vurgulamakta ve düzenli göz kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini belirtmektedir.