Göz içi kanaması, gözün iç yapılarındaki damarların yırtılması veya sızdırması sonucunda göz boşluklarına kan dolmasıyla ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunudur. Gözün karmaşık yapısı içinde kanın birikmesi, görme fonksiyonunu doğrudan etkiler. Kanamanın yerine, miktarına ve nedenine göre görme kaybı hafif bulanıklıktan tam görme kaybına kadar değişebilir.
Op. Dr. Diclehan, göz içi kanamalarının acil bir durum olduğunu ve erken müdahale edilmediğinde kalıcı görme kaybına neden olabileceğini özellikle vurgulamaktadır.
Subkonjonktival Kanama
Konjonktiva altında gelişen bu kanama genellikle zararsızdır. Göz beyazında kırmızı lekeler şeklinde belirir. Travma, ani öksürük, hapşırma veya kan sulandırıcı ilaç kullanımı gibi basit nedenlerle gelişebilir.
Gözün içini dolduran jel kıvamındaki vitreus boşluğuna kan sızmasıdır. Görme alanında siyah noktalar, gölgeler ve ışık çakmalarıyla belirti verir. Diyabetik retinopati bu tür kanamaların en sık nedenidir.
Op. Dr. Diclehan, vitreus kanamasının görme kaybında en riskli tablolardan biri olduğunu ve tedavisinin geciktirilmemesi gerektiğini ifade etmektedir.
Retinada yer alan küçük damarların yırtılmasıyla meydana gelir. Görme keskinliğini ciddi derecede etkileyebilir. Özellikle hipertansiyon, damar tıkanıklıkları ve diyabetik hastalarda görülür.
Gözün ön kısmında, iris ile kornea arasındaki boşluğa kan dolmasıdır. Genellikle travma sonrası ortaya çıkar. Görme aksını engelleyerek acil tedavi gerektirir.
Spor yaralanmaları, düşmeler, trafik kazaları veya göze alınan darbeler göz içi kanamalarının en önemli nedenlerindendir.
Pıhtılaşma bozuklukları veya kan sulandırıcı ilaçların kontrolsüz kullanımı, kanama riskini artırır.
Retina yırtıkları, damar tıkanıklıkları ve göz tümörleri kanamanın diğer nedenleridir.
Op. Dr. Diclehan, özellikle diyabetli hastaların düzenli göz kontrolü yaptırmalarının, kanama riskini azaltmada çok önemli olduğunu belirtmektedir.
Belirtilerin şiddeti, kanamanın yerine ve büyüklüğüne göre farklılık gösterir.
Göz Muayenesi
Göz doktoru tarafından yapılan detaylı muayene ile görme keskinliği ve göz içi basıncı değerlendirilir.
Retina ve vitreus yapısı incelenerek kanamanın yeri saptanır.
Kanamanın yoğun olduğu durumlarda göz içi yapıların görüntülenmesine yardımcı olur.
Retina damarlarındaki tıkanıklıklar ve sızıntılar ayrıntılı olarak görülür.
Op. Dr. Diclehan, doğru tanı için modern görüntüleme yöntemlerinin kullanımının, tedavi başarısını doğrudan etkilediğini vurgulamaktadır.
Kanamanın sebebine göre kortizon, damar yapısını güçlendirici ilaçlar veya kan sulandırıcıların düzenlenmesi gerekebilir.
Özellikle diyabetik retinopatiye bağlı kanamalarda lazer tedavisi ile anormal damarlar kapatılır ve yeni kanamaların önüne geçilir.
Vitreus kanamasında sık uygulanan bu cerrahi yöntemle, göz içindeki kanlı jel çıkarılır ve yerine özel sıvılar enjekte edilir.
Diyabet, hipertansiyon ve kan hastalıklarının tedavisi kanamanın tekrarını önlemek için kritik önem taşır.
Op. Dr. Diclehan, özellikle diyabetli bireylerde düzenli takip ve erken tedavi sayesinde görme kayıplarının büyük ölçüde önlenebileceğini ifade etmektedir.
Göz içi kanamaları, ihmal edilmemesi gereken ciddi bir sağlık sorunudur. Erken tanı ve uygun tedavi ile hastaların görme kaybı önlenebilir. Diyabet, hipertansiyon gibi risk faktörleri bulunan kişilerin düzenli göz muayenesine gitmesi büyük önem taşır.
Op. Dr. Diclehan, göz içi kanaması yaşayan hastaların vakit kaybetmeden uzman bir göz doktoruna başvurması gerektiğini, çünkü erken müdahalenin görme kaybını önlemenin en etkili yolu olduğunu vurgulamaktadır.