Görme duyusu, insanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen en önemli yetilerden biridir. Ancak yaşlanma, metabolik hastalıklar veya dış etkenler nedeniyle göz merceği zamanla saydamlığını kaybedebilir. Bu durumda katarakt adı verilen görme bozukluğu ortaya çıkar.
Katarakt, gözün doğal merceğinin saydamlığını kaybederek bulanıklaşması durumudur. Bu durum, ışığın retina üzerine düzgün düşmesini engeller ve görüşün giderek bozulmasına neden olur.
Kataraktın tek kalıcı çözümü ise cerrahidir.
Göz hastalıkları ve cerrahisi alanında deneyimli olan Op. Dr. Diclehan, “Katarakt bir gözlükle düzeltilemez. Görme bulanıklığı ilerlediyse, tek tedavi yöntemi ameliyattır.” diyerek ameliyatın neden gerekli olduğunu açıklar.
Göz, mercek ve retina sayesinde net görüntü oluşturur. Mercek, kornea aracılığıyla gelen ışığı kırarak retinaya odaklar. Ancak merceğin yapısı bozulduğunda, ışık retina üzerine düzgün yansımaz.
Katarakt, işte bu mercek saydamlığının kaybolması anlamına gelir.
Bu durumda kişi, sisli veya buğulu bir camın arkasından bakıyormuş gibi görür.
Katarakt başlangıçta fark edilmeyebilir. Ancak zamanla renkler soluklaşır, gece görüşü zorlaşır ve netlik tamamen kaybolur.
Op. Dr. Diclehan, “Katarakt, yavaş ilerleyen ama durdurulamaz bir süreçtir. Gözlüklerle düzelmez, ilaçla geçmez. Çözüm yalnızca ameliyattır.” demektedir.
Kataraktın birçok nedeni olabilir. En yaygın neden yaşlanmadır, ancak bazı faktörler bu süreci hızlandırır.
En sık görülen neden yaşa bağlı mercek bozulmasıdır.
40 yaş sonrası protein yapısı değişen göz merceği, saydamlığını kaybetmeye başlar.
Ailesinde katarakt olan kişilerde erken yaşta katarakt gelişebilir.
Yüksek kan şekeri, mercekte şeker birikimine neden olur ve katarakt oluşumunu hızlandırır.
Gözde meydana gelen darbeler veya yaralanmalar, mercek yapısını bozarak katarakt başlatabilir.
Uzun süreli güneş ışığına maruz kalmak, mercekte oksidatif hasar yaratır.
Uzun süreli steroid kullanımı, özellikle genç yaşta katarakt gelişme riskini artırır.
Toksik maddeler, göz merceğinde serbest radikal birikimine neden olur.
Op. Dr. Diclehan, “Kataraktın yaşı yoktur. Güneş, sigara, diyabet gibi faktörler merceği erken yaşta bulandırabilir.” demektedir.
Katarakt genellikle yavaş ilerler, bu yüzden birçok hasta görme kaybını fark etmez.
Ancak aşağıdaki belirtiler, ameliyat gerekliliğini gösterir:
Op. Dr. Diclehan, “Katarakt yavaş ilerlediği için hastalar alışır, fark etmez. Ancak araba farları veya gece ışıkları rahatsız etmeye başladıysa, ameliyat zamanı gelmiştir.” demektedir.
Katarakt, ilaçla veya gözlükle tedavi edilemez.
İlerlemiş katarakt, yalnızca cerrahi yöntemle düzeltilir.
Bu nedenle katarakt ameliyatı, hem görme kalitesini hem de yaşam konforunu geri kazandırmak için yapılır.
Katarakt ilerledikçe görüş tamamen kaybolabilir.
Ameliyat, görme fonksiyonunu geri kazandırmak için gereklidir.
Okuma, araç kullanma, televizyon izleme gibi günlük aktiviteler zorlaşır.
Ameliyat sonrası hasta net görüşe kavuşur.
Katarakt, retina ve optik sinir gibi derin yapıları görüntülemeyi engeller.
Ameliyatla mercek değiştiğinde, gözün iç yapıları daha net incelenebilir.
Op. Dr. Diclehan, “Katarakt yalnızca görmeyi değil, diğer göz hastalıklarının tanısını da engeller. Bu yüzden zamanında ameliyat çok önemlidir.” demektedir.
2025 yılı itibarıyla katarakt ameliyatı, modern teknoloji sayesinde ağrısız ve dikişsiz şekilde yapılabilmektedir.
İşlem genellikle fakoemülsifikasyon adı verilen ultrasonik yöntemle gerçekleştirilir.
Hazırlık ve Anestezi:
Göz damlasıyla uyuşturulur, genel anesteziye gerek kalmaz.
Küçük Kesi (2–3 mm):
Kornea kenarından minik bir kesi açılır.
Bulutlu Merceğin Kırılması:
Ultrason enerjisiyle bulanık mercek küçük parçalara ayrılır ve temizlenir.
Yapay Göz İçi Mercek (IOL) Yerleştirme:
Esnek yapılı özel bir mercek yerleştirilir.
Bu mercek kalıcıdır ve genellikle ömür boyu değiştirilmez.
Kesi Kendiliğinden Kapanır:
Mikroskobik kesiler dikişsiz şekilde kapanır, hasta aynı gün taburcu edilir.
Op. Dr. Diclehan, “Katarakt ameliyatı artık 10–15 dakikalık konforlu bir işlemdir. Ağrı olmaz, dikiş olmaz, görme hızla geri döner.” demektedir.
2025 itibarıyla çeşitli cerrahi yöntemler geliştirilmiştir.
Klasik ve en yaygın yöntemdir. Ultrason titreşimleriyle mercek temizlenir.
Lazer teknolojisiyle kesi ve mercek parçalama işlemi bilgisayar kontrollü yapılır.
Daha hassas, kanamasız ve kişiye özel bir yöntemdir.
Daha küçük kesilerle yapılan dikişsiz ameliyat tekniğidir.
İyileşme süresi son derece kısadır.
Op. Dr. Diclehan, “Artık her hastaya aynı ameliyat yapılmıyor. Kişinin göz yapısına göre lazer veya mikro teknik seçmek başarıyı artırıyor.” demektedir.
Katarakt ameliyatında doğal mercek çıkarılır ve yerine yapay bir mercek takılır.
Bu mercekler hastanın ihtiyaçlarına göre farklı özelliklerde olabilir
Op. Dr. Diclehan, “Her göz farklıdır. Doğru mercek seçimi, ameliyat kadar önemlidir.” diyerek kişiye özel planlamanın altını çizer.
Ameliyattan sonra iyileşme genellikle hızlıdır.
Hastalar aynı gün evine dönebilir ve birkaç gün içinde net görmeye başlar.
Op. Dr. Diclehan, “İyileşme sürecinde en önemli unsur hijyendir. Ameliyat sonrası özenli bakım, mükemmel sonuç getirir.” demektedir.
Eskiden katarakt tamamen olgunlaştıktan sonra ameliyat yapılırdı.
Ancak modern cerrahi tekniklerle artık erken dönemde ameliyat çok daha güvenlidir.
Op. Dr. Diclehan, “Artık kataraktın olgunlaşması beklenmez. Görme konforu bozulmuşsa ameliyat zamanı gelmiştir.” demektedir.
2025 yılı itibarıyla katarakt cerrahisinde başarı oranı %99’a ulaşmıştır.
Yeni nesil cihazlar, hem cerrahın hem hastanın konforunu artırmaktadır.
Op. Dr. Diclehan, “Yeni cihazlarla ameliyat süresi kısaldı, hata payı azaldı, görme kalitesi daha yüksek hale geldi.” demektedir.
Tedavi edilmeyen katarakt zamanla kalıcı görme kaybına yol açabilir.
Mercek tamamen matlaşır, kişi sadece ışığı seçebilir hale gelir.
Op. Dr. Diclehan, “Katarakt ilerledikçe ameliyat da zorlaşır. Erken yapılan cerrahi hem kolay hem daha başarılıdır.” demektedir.
Op. Dr. Diclehan, “Ameliyat için yaş değil, görme konforu kriter alınmalıdır.” diyerek hasta odaklı yaklaşımın önemini vurgular.
Ameliyattan sonra
Çoğu hasta ameliyat sonrası gözlüksüz veya minimum numarayla net görmeye başlar.
Op. Dr. Diclehan, “Ameliyat sonrası hastalar dünyayı yeniden keşfediyor. En çok ‘renkler geri geldi’ diyorlar.” demektedir.
Katarakt, tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini ve görme fonksiyonunu ciddi şekilde bozan bir hastalıktır.
İlaçla geçmez, gözlükle düzelmez. Tek çözüm, modern cerrahi yöntemlerle yapılan katarakt ameliyatıdır.
2025 yılı itibarıyla katarakt cerrahisi, lazer destekli ve mikro kesili sistemlerle son derece güvenli hale gelmiştir.
Erken dönemde yapılan ameliyat, görmeyi eski kalitesine kavuşturur.