Görme, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen en önemli duyulardan biridir. Göz merceğinin saydamlığını yitirmesi sonucu oluşan katarakt, kişinin dünyayı bulanık, sisli ve soluk görmesine neden olur.
Kataraktın tek kalıcı tedavisi cerrahidir. Günümüzde modern mikrocerrahi teknikleri sayesinde ameliyat konforlu, hızlı ve ağrısız şekilde yapılabilmektedir.
Ancak ameliyat kadar ameliyat sonrası süreç de büyük önem taşır.
Çünkü yapılan cerrahi ne kadar başarılı olursa olsun, hastanın bakım süreci ve dikkatli davranışı tedavinin sonucunu doğrudan etkiler.
Göz hastalıkları ve cerrahisi konusunda uzman olan Op. Dr. Diclehan, “Katarakt ameliyatı yalnızca bir işlem değildir; ameliyat sonrası dönem tedavinin devamıdır. Doğru bakım, görmeyi kalıcı hale getirir.” demektedir.
Katarakt ameliyatı, bulanıklaşan doğal göz merceğinin çıkarılıp yerine yapay, saydam bir göz içi merceğin (IOL) yerleştirilmesi işlemidir.
Modern yöntemlerle genellikle fakoemülsifikasyon veya lazer destekli mikrocerrahi uygulanır.
Bu işlem 15–20 dakika sürer ve dikişsiz olarak tamamlanır.
Ameliyat sonrası hasta aynı gün taburcu edilir.
Ancak iyileşme sürecinde dikkat edilmesi gereken birçok nokta vardır.
Op. Dr. Diclehan, “Katarakt cerrahisi mikro düzeyde bir işlemdir. Gözün iyileşmesi, hastanın sonraki günlerdeki davranışlarına bağlıdır.” diyerek sürecin ciddiyetini vurgular.
Ameliyat sonrası ilk 24 saat, iyileşmenin başlangıç aşamasıdır.
Gözde hafif batma, bulanıklık veya sulanma normaldir.
Bu dönemde dikkat edilmesi gerekenler:
Op. Dr. Diclehan, “Ameliyat sonrası ilk gün, retinanın yeni merceğe uyum sürecidir. Bu dönemde en küçük enfeksiyon bile sonuçları etkileyebilir.” demektedir.
Katarakt ameliyatı sonrası göz damlaları, tedavinin en önemli parçasıdır.
Bu damlalar enfeksiyon riskini azaltır, iltihaplanmayı önler ve iyileşmeyi hızlandırır.
Genellikle üç tip damla verilir:
Damlalar belirtilen saatlerde ve süreyle kullanılmalıdır.
Op. Dr. Diclehan, “Hastalar genellikle damla kullanımını erken bırakıyor. Oysa bu, gözde mikrobik iltihaba yol açabilir. Damlalar, tam süre bitmeden bırakılmamalıdır.” demektedir.
Katarakt ameliyatı sonrası ilk günlerde görme bulanık olabilir.
Bu durum, göz içi dokuların ameliyata verdiği doğal tepkidir.
Genellikle 2–3 gün içinde netlik artar.
Ancak tam iyileşme 3–4 hafta sürebilir.
Bazı hastalarda renklerin daha canlı görünmesi fark edilir.
Bu, yeni yerleştirilen merceğin saydamlığından kaynaklanır.
Op. Dr. Diclehan, “Ameliyat sonrası renkler parlamaya başlar. Bu, iyileşmenin başladığını gösterir.” demektedir.
Ameliyattan sonra gözde hafif batma, yanma veya kaşıntı hissi olabilir.
Ancak gözü ovuşturmak, yeni yerleştirilen merceğin konumunu bozabilir.
Op. Dr. Diclehan, “Göz ovalamak, en iyi yapılmış ameliyatı bile riske atabilir. Göz hassas dönemindeyken hiçbir fiziksel temas olmamalıdır.” uyarısında bulunur.
Ameliyattan sonraki ilk 10 gün boyunca gözle temas eden su, enfeksiyon riski taşır.
Banyo yapılacaksa, baş geriye eğilmeden dikkatlice saç yıkanmalıdır.
Yüz yıkarken sabun veya şampuan göze kaçmamalıdır.
Op. Dr. Diclehan, “Temizlik hijyen için önemli ama kontrolsüz su teması göz içi iltihaplanmasına yol açabilir.” demektedir.
Ameliyat sonrası göz, ışığa karşı daha hassas hale gelir.
Güneşli havalarda dışarı çıkarken UV korumalı gözlük kullanılmalıdır.
Bu hem rahatsızlığı azaltır hem de yeni merceği UV ışınlarına karşı korur.
Op. Dr. Diclehan, “Ameliyat sonrası güneş gözlüğü bir aksesuar değil, koruyucu bir tedavi aracıdır.” diyerek bu önlemin önemini vurgular.
Ameliyat sonrası göz yüzeyi henüz tam iyileşmemiştir.
Toz, rüzgar ve kirli hava mikropların göze girmesine yol açabilir.
Bu nedenle ilk 2 hafta boyunca tozlu, rüzgarlı ortamlardan kaçınılmalıdır.
Zorunlu durumlarda koruyucu gözlük kullanılabilir.
İlk birkaç gün ameliyat olan göz üzerine yatılmamalıdır.
Bu durum göz içi basıncı artırarak iyileşmeyi geciktirebilir.
Op. Dr. Diclehan, “Ameliyatlı göz üzerine bası, hem ağrı hem de görme kalitesinde düşmeye neden olur. İlk hafta, sağlam göz üzerine yatmak en güvenlisidir.” demektedir.
Ameliyat sonrası ilk 2 3 hafta boyunca makyaj yapılmamalıdır.
Kozmetik ürünlerdeki kimyasallar göze kaçtığında alerji veya enfeksiyon gelişebilir.
Ayrıca parfüm ve saç spreyi gibi uçucu ürünler göze temas etmemelidir.
İlk 10 gün boyunca ağır kaldırmamak, eğilmemek ve spor yapmamak gerekir.
Ağır egzersizler göz içi basıncını artırarak komplikasyon riskini yükseltir.
Hafif yürüyüşler 1 hafta sonra yapılabilir.
Op. Dr. Diclehan, “Ameliyat sonrası egzersiz, gözün en büyük düşmanıdır. 2–3 hafta dikkat, bir ömür sağlıklı görüş demektir.” demektedir.
Göz sağlığı iyileşme sürecinde beslenmeden büyük ölçüde etkilenir.
Omega-3, A, C ve E vitamini içeren besinler tercih edilmelidir.
Taze sebze, balık, havuç, ıspanak ve turunçgiller retinayı güçlendirir.
Tuz ve şekerin aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır.
Op. Dr. Diclehan, “İyileşen göz, sağlıklı kan dolaşımına ihtiyaç duyar. Beslenme, cerrahinin görünmeyen yardımcısıdır.” demektedir.
Ameliyat sonrası nadir de olsa enfeksiyon gelişebilir.
Bu durumda aşağıdaki belirtiler acil uyarı niteliğindedir:
Bu durumlarda zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.
Op. Dr. Diclehan, “Gözde enfeksiyon belirtileri varsa, saat bile kaybetmeden muayene olunmalıdır.” diyerek dikkat çeker.
Ameliyattan sonra kontroller düzenli yapılmalıdır
Bu kontrollerde göz tansiyonu, kornea durumu ve yeni merceğin yerleşimi değerlendirilir.
Op. Dr. Diclehan, “Ameliyat kadar kontroller de tedavinin bir parçasıdır. Kontrole gitmeyen hastada başarı eksik kalır.” demektedir.
Bazı hastalarda ameliyat sonrası ilk haftalarda görmede dalgalanma yaşanabilir.
Bu genellikle gözdeki sıvı dengesinin normale dönmesiyle ilgilidir.
Bu durum geçicidir, ancak uzun sürerse doktor tarafından değerlendirilmelidir.
Katarakt ameliyatından sonra, hastanın ihtiyacına göre gözlük reçete edilebilir.
Bazı özel merceklerde gözlüğe gerek kalmaz.
Net görme oturduktan sonra, genellikle 4–6 hafta içinde gözlük numarası belirlenir.
Op. Dr. Diclehan, “Ameliyat sonrası gözlüğü erken almak hata olur. Görme sabitlenmeden doğru numara belirlenemez.” demektedir.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi, katarakt ameliyatında da bazı nadir komplikasyonlar görülebilir:
Bu durumlar erken fark edildiğinde kolaylıkla tedavi edilir.
2025 yılı itibarıyla göz cerrahisinde kullanılan teknolojiler, iyileşme süresini önemli ölçüde kısaltmıştır:
Op. Dr. Diclehan, “Teknoloji artık sadece ameliyat masasında değil, iyileşme sürecinde de hastanın yanında.” diyerek bu gelişmeleri özetler.
İyileşme tamamlandığında hastalar daha net, canlı ve parlak bir görüşe kavuşur.
Renkler eski haline döner, gece görüşü düzelir, yaşam kalitesi artar.
Hastaların büyük kısmı birkaç hafta içinde normal aktivitelerine döner.
Ancak uzun vadede göz sağlığını korumak için:
Op. Dr. Diclehan, “Ameliyatla görmeyi geri kazanmak mümkündür; ancak onu korumak, hastanın elindedir.” demektedir.
Katarakt ameliyatı, görme fonksiyonunu geri kazandıran son derece başarılı bir cerrahi işlemdir.
Ancak ameliyat sonrası dikkat, özenli bakım ve düzenli takip, bu başarının kalıcı olmasını sağlar.
Hastalar ameliyat sonrası dönemi ciddiye almalı, doktorun talimatlarına birebir uymalıdır.
İlk haftalardaki özen, uzun yıllar boyunca sağlıklı bir görme anlamına gelir.
Alanında uzman Op. Dr. Diclehan, katarakt ameliyatı sonrası hastalarına bireysel takip programları uygulayarak hem hızlı hem de güvenli bir iyileşme süreci sunmaktadır.