Makula, gözün en iç tabakası olan retinanın merkezinde yer alır ve görme fonksiyonunun en kritik bölgesidir. Yakın mesafeden okuma yapmak, küçük yazıları seçmek, renkleri ayırt etmek ve yüzleri net görmek gibi işlevler makula sayesinde mümkündür. Bu bölgenin sağlığı, kaliteli bir görme için hayati önem taşır. Ancak bazı durumlarda makula tabakasında küçük yırtıklar ya da delikler oluşur. Bu durum “makula deliği” olarak adlandırılır ve genellikle merkezi görmeyi etkiler.
Makula deliği olan bireyler baktıkları nesnelerin merkezinde bulanıklık ya da karanlık bir nokta görürler. Görme keskinliği azalır, düz çizgiler dalgalı görünmeye başlar. İleri evrelerde ise kişinin günlük yaşamını ciddi şekilde kısıtlayacak boyutlarda görme kaybı ortaya çıkar.
Op. Dr. Diclehan, makula deliğinin özellikle yaşa bağlı olarak ortaya çıkan ve erken teşhis edilmediğinde kalıcı görme kaybına neden olabilen bir hastalık olduğunu vurgulamaktadır.
Yaşlanmaya Bağlı Değişiklikler
Makula deliğinin en sık nedeni yaşlanmadır. İnsan gözü yaşlandıkça birçok yapısında değişiklik olur. Gözün içini dolduran jel kıvamındaki vitreus, yaşla birlikte sıvılaşır ve retinadan ayrılmaya başlar. Bu süreç normalde fizyolojik bir süreçtir fakat bazı durumlarda vitreus, özellikle makula bölgesine sıkıca yapışık kalır. Vitreusun retinadan ayrılmaya çalışırken makulayı çekmesi tabakada zayıflık oluşturur ve sonunda makulada delik gelişebilir.
Makula deliği yalnızca yaşlı bireylerde görülmez. Gençlerde de göze alınan darbeler sonucu ortaya çıkabilir. Spor yaralanmaları, trafik kazaları veya ani basınç değişiklikleri vitreus ve retina arasındaki dengeyi bozarak makulada yırtılmaya neden olabilir.
Yüksek miyopisi olan kişilerde göz küresi normalden daha uzundur. Bu yapısal farklılık retina tabakasını inceltir ve makula deliği riskini artırır. Ayrıca diyabetik retinopati, retina damar tıkanıklıkları ve retina dekolmanı gibi hastalıklar da makula deliği gelişimine zemin hazırlayabilir.
Katarakt veya retina cerrahisi gibi göz ameliyatlarından sonra bazı hastalarda makula deliği gelişebildiği gözlemlenmiştir. Ameliyat sonrası vitreus yapısında ve retinada meydana gelen değişiklikler bu duruma katkı sağlayabilir.
Op. Dr. Diclehan, makula deliğinin en önemli nedeninin yaşlanma olduğunu, ancak gençlerde travma ve miyopinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini özellikle belirtmektedir.
Merkezi Görme Kaybı
Makula deliğinin en belirgin belirtisi merkezi görmede bozulmadır. Hastalar baktıkları nesnelerin tam ortasında bulanık ya da karanlık bir nokta fark ederler. Bu durum kitap okurken, televizyon izlerken veya karşısındaki kişinin yüzüne bakarken oldukça rahatsız edici hale gelir.
Hastalar düz çizgileri eğri, kırık veya dalgalı olarak görmeye başlar. Özellikle defter satırları ya da pencere kenarları gibi düz çizgilerde bu durum daha kolay fark edilir.
Makula deliği ilerledikçe görme keskinliği azalır. Başlangıçta sadece hafif bulanıklık şeklinde hissedilen bu durum zamanla ciddi bir görme kaybına dönüşebilir.
Makula bölgesi renkli görmeden sorumlu hücrelerin yoğun olarak bulunduğu alandır. Bu bölgedeki hasar, renklerin daha mat ve soluk algılanmasına yol açar.
Op. Dr. Diclehan, merkezi görmede bozulma ve dalgalı görmenin makula deliğinin en tipik bulguları olduğunu, bu belirtileri yaşayan kişilerin zaman kaybetmeden göz muayenesi yaptırması gerektiğini vurgulamaktadır.
Makula deliği, gelişim sürecine göre farklı evrelere ayrılır ve her evrede tedavi yaklaşımı değişiklik gösterebilir.
Bu dönemde henüz tam kat bir delik oluşmamıştır. Vitreus makulayı çekmektedir ancak sadece incelme ve küçük değişiklikler görülür. Görme şikayetleri hafiftir.
Makula tabakasında küçük bir delik oluşmuştur. Hastalar merkezi görmede daha belirgin bozulma yaşar.
Deliğin çapı büyümüştür. Görme keskinliği daha ciddi şekilde etkilenir. Düz çizgiler dalgalı görülür ve okuma zorlaşır.
Vitreus tamamen ayrılmıştır ve makulada tam kat bir delik mevcuttur. Görme kaybı oldukça belirgindir ve tedavi edilmediği takdirde kalıcı olabilir.
Op. Dr. Diclehan, makula deliğinin hangi evrede olduğunun tedavi planı açısından çok önemli olduğunu, özellikle erken evrede fark edilen deliklerde cerrahinin daha başarılı sonuçlar verdiğini belirtmektedir.
Makula deliği genellikle göz muayenesi sırasında kolayca fark edilebilir ancak kesin tanı için ileri görüntüleme yöntemleri kullanılır.
Oftalmoskopla yapılan muayenede retina merkezinde yuvarlak bir defekt gözlemlenir. Bu bulgu makula deliğinin en temel işaretidir.
OCT cihazı, retina tabakalarının kesit görüntülerini yüksek çözünürlükle verir. Makula deliğinin boyutu, derinliği ve retinaya etkisi net olarak değerlendirilir.
Amsler ızgara testi ile düz çizgilerin dalgalı algılanıp algılanmadığı değerlendirilir. Ayrıca görme keskinliği ölçülerek hastalığın şiddeti anlaşılır.
Op. Dr. Diclehan, makula deliği tanısında OCT’nin vazgeçilmez olduğunu ve erken evrede tanı konulmasının tedavi başarısını ciddi şekilde artırdığını vurgulamaktadır.
İzlem ve Kontrol
Makula deliği çok küçük ve erken evredeyse hasta düzenli aralıklarla kontrol altında tutulabilir. Ancak çoğu zaman cerrahi tedavi gerekir.
Makula deliğinin tedavisinde en sık kullanılan yöntem vitrektomi ameliyatıdır. Bu ameliyatta göz içindeki vitreus çıkarılır, deliğin üzerindeki zar temizlenir ve göz içine özel gaz enjekte edilir. Gaz kabarcığı, makulayı destekleyerek deliğin kapanmasını sağlar.
Hastaların ameliyat sonrası belirli bir süre yüzüstü pozisyonda yatmaları gerekir. Bu sayede gaz kabarcığı makulaya baskı yapar ve iyileşme sürecini hızlandırır. İyileşme süreci birkaç hafta ile birkaç ay arasında değişebilir.
Vitrektomi, deneyimli ellerde oldukça başarılıdır. Hastaların büyük çoğunluğunda makula deliği kapanır ve görme kalitesi düzelir. Ancak görmenin tamamen eski haline dönmesi her zaman mümkün olmayabilir.
Op. Dr. Diclehan, vitrektomi ameliyatının makula deliği tedavisinde en etkili yöntem olduğunu, özellikle erken dönemde uygulandığında başarı oranlarının çok yüksek olduğunu belirtmektedir.
Makula deliği tedavisinin fiyatı birçok faktöre bağlıdır. Ameliyatın yapılacağı sağlık merkezi, kullanılan teknolojiler, cerrahın deneyimi ve gözün genel durumu fiyatı etkileyen başlıca unsurlardır. Ayrıca göz içine yerleştirilen gaz veya silikonun türü de maliyet üzerinde belirleyici olabilir. Bu nedenle net bir rakam vermek mümkün değildir.
Op. Dr. Diclehan, tedavi planlanırken önceliğin fiyat değil, görme sağlığının korunması olması gerektiğini, doğru yöntemin seçilmesinin hastanın yaşam kalitesi açısından çok daha önemli olduğunu vurgulamaktadır.
Makula deliği, hastaların günlük yaşamını ciddi biçimde etkiler. Kitap okumak, bilgisayar kullanmak, telefon ekranına bakmak ya da araç kullanmak zorlaşır. Görme merkezinde boşluk veya dalgalanma olması, hastaların bağımsız yaşamını kısıtlar. Bu durum psikolojik olarak da hastaları yıpratabilir.
Op. Dr. Diclehan, tedavi edilen hastaların yaşam kalitelerinin büyük ölçüde düzeldiğini, ancak sabır ve düzenli takibin şart olduğunu belirtmektedir. Ona göre makula deliği yalnızca bir göz hastalığı değil, aynı zamanda sosyal hayatı etkileyen bir durumdur.
Makula deliğini tamamen önlemek mümkün değildir, çünkü çoğunlukla yaşlanma sürecinin bir sonucudur. Ancak bazı önlemler riski azaltabilir.
Op. Dr. Diclehan, düzenli göz kontrollerinin ve sağlıklı yaşam tarzının makula deliği gibi ciddi göz hastalıklarını erken fark etmede çok önemli olduğunu vurgulamaktadır
Makula deliği, retina merkezinde oluşan küçük bir açıklık gibi görünse de görme kalitesi üzerinde ciddi etkiler yaratır. Erken dönemde fark edilmezse kalıcı görme kaybına neden olabilir. Tedavide en etkili yöntem vitrektomi ameliyatıdır ve doğru zamanda uygulandığında başarı oranı oldukça yüksektir. Tedavi fiyatı kişiden kişiye değişkenlik gösterse de asıl öncelik görme sağlığının korunmasıdır. Op. Dr. Diclehan, makula deliğinin erken teşhis edilmesinin hayati önem taşıdığını, bu nedenle özellikle 50 yaş üzerindeki kişilerin düzenli göz muayenesi yaptırmaları gerektiğini vurgulamaktadır.